Çocuklar yabancı dile ne zaman başlayabilir? Aileler için oyun ve iletişim rehberi
“Çocuğuma yabancı dili kaç aylıkken öğretmeliyim?” sorusu, birçok ailenin aklında aynı endişeyle beliriyor: Erken başlarsak zorlanır mı, biraz beklersek fırsatı kaçırır mıyız? Oysa evde bir şarkı söylemek, bir resmi birlikte incelemek ve düzenli bir kursa katılmak farklı deneyimlerdir. Önce hangi deneyimi istediğinizi düşünmek, başlangıç tarihini belirlemekten daha kullanışlı olabilir.
Yeni bir dil için tek bir son tarih yoktur; daha büyük çocuklar da başka diller öğrenebilir. Amerikan Pediatri Akademisi ve ASHA’nın çok dillilik rehberi Bu yazıda ay ay bir başarı takvimi yerine, evde deneyebileceğiniz konuşma ve oyun fikirleri bulacaksınız. Örnekleri çocuğunuzun ilgisine, kullandığınız dillere ve ailenizin günlük düzenine göre seçebilirsiniz.
İstanbul’da yaşayan aileler için konu bazen İngilizceyle tanışmak, bazen evde konuşulan dili korurken Türkçeyi günlük yaşama katmak olabilir. Hangi dil söz konusu olursa olsun, ilk denemeniz küçük kalabilir: sevilen bir oyuna bir selamlaşma eklemek veya tanıdık bir resim hakkında kısa bir konuşma yapmak gibi.
Başlamadan önce “yabancı dil öğretmek” ile neyi kastettiğinizi belirleyin
Birlikte zaman geçirmek mi, düzenli bir program mı?
Bir ebeveynin bildiği dilde çocuğuna seslenmesiyle, belirli günlerde yapılan bir ders aynı planı gerektirmez. Evdeki günlük etkileşim için önce elinizdeki fırsatlara bakabilirsiniz. Ailenizde farklı dil konuşan biri var mı? Sevdiğiniz bir resimli kitap, bildiğiniz kısa bir şarkı veya birlikte oynamaktan hoşlandığınız bir oyun var mı?
Düzenli bir program düşünüyorsanız, programın içeriğini ayrıca inceleyin. Aileyle kurulan iletişim, etkinliklerin niteliği ve çocuğun katılımına nasıl yaklaşılacağı hakkında somut bilgi isteyin. Yalnızca bir yaş aralığı yazması, programın sizin beklentilerinize uygun olduğunu anlamaya yetmeyebilir.
İlk hedefi küçültmenin bir örneği
“Bu yıl İngilizce öğrensin” yerine “birlikte baktığımız hayvan kitabındaki birkaç ifadeyi oyunda kullanalım” diyebilirsiniz. Böyle bir hedef için yeni bir oda düzenlemeniz, çok sayıda materyal satın almanız veya her gün çizelge doldurmanız gerekmez. Kitabı seçip uygun bir anda yan yana oturmanız yeterli bir başlangıçtır.
Ailenizin kullandığı dilleri bir araya getirin
Evde, akraba ziyaretlerinde, okulda ve çevrenizde hangi dillerin kullanıldığını küçük bir kâğıda yazın. Her dilin yanına gerçek bir kişi veya durum ekleyin: anneanneyle sohbet, okuldan dönüş, apartmanda selamlaşma, ailece izlenen bir gösteri hakkında konuşma. Böylece soyut bir hedef yerine gerçek iletişim fırsatlarını görürsünüz.
Aileler, çocuklarıyla kendilerini rahat ifade ettikleri dillerde konuşabilir. ASHA’nın tüketici kuruluşu CHSA’nın dil öğrenme rehberi Bir dil için yer açarken, ailece sevdiğiniz konuşmaları sürdürmenin yolunu da düşünün. Günün nasıl geçtiğini anlatmak, bir duyguyu paylaşmak veya birlikte gülmek, tamamlanması gereken bir ödev olmak zorunda değildir.
Bebeklikte: Günlük bakımın ve birlikte bakmanın içinden örnekler
Yaptığınız şeyi birkaç cümleyle anlatın
Bebeğinizle birlikteyken, rahat konuştuğunuz dilde o an yaptığınız şeyi anlatmayı deneyebilirsiniz. Kıyafet seçerken renklerden söz etmek, pencerenin dışındaki ağacı göstermek veya bir oyuncağı elinize alırken adını söylemek gibi küçük örnekler seçin. Konuşmayı uzatmak için her nesneyi sırayla tanıtmanız gerekmez.
Başka bir dili de kullanıyorsanız, bildiğiniz kısa ve doğal ifadelerle başlayabilirsiniz. Kendinizi uzun bir konuşma hazırlamak zorunda hissetmeyin. Buradaki öneri, bebeğin tekrar etmesini veya belirli bir tepki vermesini bekleyen bir çalışma değildir; birlikte geçirdiğiniz zamana eşlik eden bir konuşmadır.
Yoğun bir gün için küçük bir seçenek
Birlikte baktığınız tek bir nesneyi seçin. Örneğin pencerenin önündeki yaprağı gösterip onun hakkında kısa bir şey söyleyin, sonra günlük işinize devam edin. Bu anı kayıt altına almak veya ertesi gün aynı tepkiyi beklemek zorunda değilsiniz. Ailenizin koşullarına uyan en sade biçimi kullanın.
Kısa şarkıları ve resimleri birlikte keşfedin
Bildiğiniz bir şarkıdan kısa bir bölüm söyleyebilir veya kalın sayfalı, yaşa uygun bir kitaptaki tek bir resmi inceleyebilirsiniz. Şarkıyı ezbere kusursuz söylemek yerine, birlikte bulunduğunuz anı rahat tutmaya odaklanın. Başka bir aile üyesi farklı bir dilde şarkı biliyorsa, bunu kendi isteğiyle paylaşabilir.
Kitap seçerken bütün sayfaları bitirme hedefi koymayın. Bir resme bakmak, kapağı açıp kapamak veya başka bir oyuna geçmek de o günkü etkinliğin parçası olabilir. Materyali kullanırken çocuğunuza eşlik edin ve yaşına uygun ürünleri tercih edin.
Okul öncesi dönemde: Dil için ayrı bir ders saati açmadan oyun kurun
Resimli kitabı küçük bir hikâyeye dönüştürün
Çocuğunuzun ilgisini çeken bir kitap seçin ve yan yana oturun. Hayvanlar, taşıtlar, günlük yaşam veya yiyecekler gibi tanıdık konularla başlayabilirsiniz. Sayfada gördüğünüz bir olay hakkında konuşun: “Kedi topunu arıyor”, “Otobüs nereye gidiyor?” veya “Bu evde kim yaşasın?” gibi.
Başka dilde kullanmak istediğiniz bir ifadeyi, hikâyeye uyduğu yerde ekleyin. Her resmin karşılığını arka arkaya sormak yerine çocuğun seçtiği ayrıntıyı takip edin. Belki hayvanın adıyla ilgilenmez ama resimdeki küçük çantayı merak eder. O zaman konuşmanın konusu çanta olabilir.
Çocuk hikâyeyi değiştirmek isterse
Kitaptaki sırayı korumak zorunda değilsiniz. Çocuğunuzun seçtiği karaktere yeni bir isim verebilir, resimde görünmeyen bir yolculuk uydurabilir veya hikâyeyi yarıda bırakıp oyuncaklarla sürdürebilirsiniz. Yabancı dildeki ifade bu oyuna eşlik eder; oyunun bütün yönünü belirlemek zorunda değildir.

Büyük bloklarla bir ev ve yol yapın
Yaşa uygun büyük bloklar ve birkaç oyuncak hayvan hazırlayın. Önce bir ev, ardından eve giden kısa bir yol kurun. Hayvanlardan biri eve gelsin, diğeri onu karşılasın. Bu sırada seçtiğiniz dilde bir selamlaşma, vedalaşma veya basit bir hareket ifadesi kullanabilirsiniz.
Rolleri değiştirin. Bir turda siz misafir olun, diğerinde çocuğunuz hayvanları yerleştirsin. Sözcük kullanmak istemediği bir anda hareket ederek veya bir oyuncak seçerek de oyuna katılabilir. Siz konuşmayı sürdürebilir, sonra onun yeni fikrine yer verebilirsiniz.
Hazırlığı üç parçayla sınırlayın
Bir ev, bir yol ve iki karakter başlangıç için yeterlidir. Çok fazla nesne hazırladığınızda, oyunu kurmak ve toplamak ayrı bir işe dönüşebilir. İlk denemede sade kalın. Çocuğunuz köprü, bahçe veya garaj eklemek isterse elinizdeki uygun parçalarla genişletin; istemezse aynı küçük oyunu sürdürün.

Bir çizim defterini konuşma bahanesi olarak kullanın
Bir sayfaya elma, yaprak, ev veya top gibi kolay çizilebilecek birkaç şekil çizin. Çocuğunuz isterse resme renk eklesin, isterse yeni bir şey çizsin. Ardından resimde ne olduğunu birlikte konuşun. Kendi bildiğiniz dilde anlatıp seçtiğiniz başka dilde tek bir ifade ekleyebilirsiniz.
Çizimin güzel görünmesi, nesnenin gerçeğe benzemesi veya defterin düzenli olması gerekmez. Sayfa ertesi gün bir alışveriş listesine, oyuncaklar için bir haritaya veya uydurulmuş bir hikâyeye dönüşebilir. Kullanmak istediğiniz ifadeyi çizimin anlamına bağlayın; kâğıdı sözcük sınavına çevirmeyin.
Yalnızca bir şeyi seçmesini isteyin
“Hangisini çizeyim?” veya “Bu yaprak nereye gitsin?” gibi tek bir karar sunabilirsiniz. Arka arkaya sorular yöneltmek yerine cevabı bekleyin ve seçimi resme ekleyin. Çocuğunuz o gün konuşmak istemiyorsa gösterebilir. Birlikte çizim yapma amacı, yeni sözcük söyleme hedefinden bağımsız olarak devam edebilir.

Okul döneminde: Çocuğun seçtiği konulardan yola çıkın
İlgi alanını birlikte belirleyin
Okul dönemindeki bir çocuk için ilk soru, hangi etkinliği yapmak istediği olabilir. Bir hayvan hakkında konuşmak, oyuncaklarına isim vermek, bir akrabasına kısa mesaj hazırlamak veya sevdiği bir oyunun kurallarını anlatmak seçenekler arasına girebilir. İki uygun seçenek sunup hangisini tercih ettiğini sorun.
Birlikte seçtiğiniz konuyu küçük parçalara ayırın. Örneğin hayali bir gezi planlıyorsanız önce gidilecek yeri belirleyin, sonra yanınıza alınacak iki eşyayı konuşun. Tek oturuşta bütün gezi için ifadeler öğrenmeye çalışmanız gerekmez. İlk bölüm bittikten sonra devam etmek isteyip istemediğinize birlikte karar verebilirsiniz.
Gerçek bir alıcı veya amaç bulun
Hazırladığınız şeyin kullanılacağı bir durum olması planı anlaşılır kılar. Bir akrabaya gösterilecek resim, evde kurulacak oyunun davetiyesi veya birlikte yapılacak etkinlik için kısa bir liste seçebilirsiniz. Özel aile bilgilerini paylaşmadan, ortaya çıkan küçük ürünü kendi aile ortamınızda kullanın.
Okulla aynı şeyi evde tekrar etmek zorunda kalmayın
Çocuğunuzun okulunda bir dil programı varsa öğretmeniyle günlük yaşamda hangi konuların işine yaradığını konuşabilirsiniz. “Evde ne çalıştırmalıyım?” sorusunu daha somut hale getirin: “Sınıfta bir oyuna katılırken hangi ifadeyi kullanıyorsunuz?” gibi.
Gelen öneriyi kendi düzeninize uyarlayın. Bir ifadeyi oyuncaklarla canlandırmak yeterliyken çok sayıda çalışma sayfası hazırlamak zorunda değilsiniz. Evdeki rolünüzü, çocuğunuzun bütün okul gününü yeniden kurmak olarak düşünmek yerine, birlikte seçtiğiniz küçük etkinlik üzerinden tarif edin.
Ailenize uyan bir düzen kurmak için dört küçük adım
Bir an, bir etkinlik ve bir eşlik eden kişi seçin
Önce uygun bir an belirleyin: kahvaltı sonrası, okuldan geldikten sonra dinlenmiş olduğunuz bir zaman veya hafta sonu öğleden sonrası. Ardından tek bir etkinlik seçin ve kimin eşlik edeceğini netleştirin. Gerekli malzemeyi ulaşabileceğiniz bir yere koyun.
Son adımda, etkinliğin kısa sürmesi halinde de tamamlanmış sayılabilecek biçimini düşünün. Kitap için bir sayfa, blok oyunu için tek ev, resim defteri için bir çizim yeterli olabilir. Bu, sonraki gün daha fazla etkinlik yapmanızı gerektiren bir eksik değildir.
Hafta sonunda sözcük saymak yerine düzeni değerlendirin
Malzeme kolay bulunuyor muydu? Seçtiğiniz saat herkese uygun muydu? Çocuğunuz hangi kısmı yeniden istedi? Kendinize bu tür sorular sorun. Bir sonraki denemede yalnızca bir şeyi değiştirin. Örneğin saati kaydırın veya kullanılan nesneleri azaltın. Böylece düzeni ailenize göre şekillendirebilirsiniz.
İstanbul’daki aile gezilerine doğal konuşma fırsatları ekleyin
Bir park, kütüphane veya kafe ziyaretini öncelikle ailenizin birlikte yapmak istediği etkinliğe göre seçin. Yola çıkmadan önce nereye gideceğinizi, ne yapmak istediğinizi ve mola vermek isterseniz nasıl haberleşeceğinizi konuşabilirsiniz. Bildiğiniz kısa bir selamlaşma da bu hazırlığın içine girebilir.
Maltepe’de Filifu Cafe’ye bir ziyaret düşünüyorsanız, plan yaparken çocuk oyun alanlarıyla ilgili bilgileri inceleyebilirsiniz. Ziyaretinize ilişkin güncel ayrıntıları öğrenmek için de Filifu iletişim sayfasından yararlanabilirsiniz.
Gezinin sonunda çocuğunuza hangi yabancı sözcükleri söylediğini sormak yerine, neyi sevdiğini veya bir dahaki sefere ne yapmak istediğini sorabilirsiniz. Dışarıdaki herkesin oyuna ya da konuşmaya katılmasını beklemeyin. Çocuğunuz adına gerekli iletişimi siz kurabilir, ailece sohbeti daha sonra sürdürebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Çocuklara yabancı dil öğretmek için belirli bir ayı beklemek gerekir mi?
Bu rehber belirli bir ayı başlangıç şartı olarak koymuyor. Evdeki kısa konuşmalarla düzenli bir öğretim programını ayrı düşünün. Önce hangi dilin, hangi kişiyle ve hangi günlük etkinlikte kullanılacağını seçin; planınızı ailenizin koşullarına göre oluşturun.
İlk etkinlik ne kadar uzun sürmeli?
Örnekler için sabit bir süre gerekmiyor. Kitaptaki bir resme bakmak veya oyuncaklarla kısa bir karşılaşma canlandırmak yeterli olabilir. Etkinlik doğal bir noktada bittiğinde bırakın. Sonraki gün eksik süreyi tamamlamak için daha uzun bir çalışma yapmanız gerekmez.
Kendim yabancı dili iyi bilmiyorsam ne yapabilirim?
Bildiklerinizi açıkça sınırlı tutarak başlayabilirsiniz. Kısa bir ifadenin anlamını ve kullanımını güvendiğiniz bir konuşurdan kontrol edin. Bilmediğiniz yerde birlikte araştıracağınızı söyleyin. Rahat kurduğunuz aile konuşmalarını sürdürürken yeni ifadeye küçük bir yer açmanız yeterlidir.
Çocuğum konuşmak istemezse etkinliği bırakmalı mıyım?
Önce etkinliğin kendisini isteyip istemediğine bakın. Resim seçerek, göstererek veya bir oyuncakla hareket ederek katılabilir. Sözlü cevap vermeyi oyunun şartı yapmayın. Başka bir şey yapmak istiyorsa o günün planını değiştirebilirsiniz.
Özel kartlar, uygulamalar veya pahalı kitaplar gerekli mi?
Buradaki oyunlar için elinizdeki uygun oyuncaklar, kâğıt ve kalem ya da tanıdık bir resimli kitap kullanılabilir. Yeni ürün almadan önce hangi etkinlikte kullanacağınızı düşünün. Az sayıda, kolay ulaşılabilen malzeme hazırlık ve toplama işini daha yönetilebilir tutabilir.
Evde her ebeveyn yalnızca tek bir dil mi kullanmalı?
Bu, ailenin deneyebileceği düzenlemelerden biri olabilir; buradaki etkinliklerin uygulanması için zorunlu değildir. Kimin hangi durumda rahat konuştuğunu ve neyi sürdürebileceğini birlikte değerlendirin. Günlük iletişimi güçleştiren bir kuralı yalnızca plana sadık kalmak için sürdürmeyin.
Bir kafe veya oyun alanı gezisini dil etkinliğine dönüştürebilir miyiz?
Önce gezinin asıl amacını koruyun: birlikte zaman geçirmek, oyun oynamak veya mola vermek. Öncesinde bir selamlaşma deneyebilir, sonrasında yaşadıklarınız hakkında konuşabilirsiniz. Çocuğunuzu çalışanlara veya başka çocuklara karşı hazırlıksız bir konuşma görevine sokmadan, katılımı isteğine bırakın.

One Comment